• Destek Hattı
    05426409235
  • Adres
    136/12 Sok. No:3 D:1 Menemen-İzmir
Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin | .

Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin

Zihinsel Engel Nedir?

Günümüzde herkes tarafından kabul edilen zihinsel engelli çocuk tanımı yapılabilmiş değildir. Konuyla pek çok meslek grubunun ilgilenmesi, her meslek grubunun konuya kendi ilgi alanından bakması, bunun yanında zihinsel engelli son derece karmaşık özelliklere sahip bir durum olması, ortak bir tanım yapılabilmesini zorlaştırmaktadır. 1940’larda Doll, zihinsel engellilik durumunu altı ölçüt sıralayarak tanımlamıştır. Bunlar;

  • Zihinsel normalin altında olma,
  • Bunun nedeni olarak sosyal yetersizlik,
  • Gelişimde duraksamaların ve kesikliklerin olması,
  • Doğuştan ya da çocukluktan zihinsel yetersizlik,
  • Olgunlaşmanın gecikmesi,
  • Kalıtsal nedenlerin ya da hastalıkların bir sonucu olarak yapısal kaynaklı zihinsel yetersizlik,

Doll’un karmaşık gözüken bu tanımı, daha sonraki yıllarda yapılan pek çok tanım için temel olmuştur. Davranış analizi görüşüne göre ise zihinsel engellilik ‘bireyin geçmişini oluşturan olaylar tarafından biçimlendirilen davranış dağarcığının sınırlı olması’ olarak tanımlanmaktadır.

Zihinsel işlevlerde yetersizlik; Zekâ bölümünün belirlenmesiyle birlikte dikkat, bellek ve genellemeler yapmayı içeren öğrenme süreçlerindeki yetersizlikler ile sınırlı zihinsel işlev seviyesine bağlı olarak yaşanan tekrarlayan başarısızlıklar sonucu motivasyonda düşme de zihinsel yetersizliği gösterir.

Uyumsal davranışlarda yetersizlik; bireyin kendi yaşından ve kültür grubundan beklenen kişisel bağımsızlık ve sosyal sorumluluk görevlerini yerine getirememesi durumu olarak ele alınmaktadır. Zihinsel yetersizlikle ilgili son yıllarda yapılan tanımlarda sahip olunan uyumsal davranışlar önemle ifade edilmektedir. Bu anlatıma göre, zihinsel işlevlerde yetersizlik gösteren ancak uyum davranışları yeterli düzeyde olan çocuklar hafif derecede zihinsel engelli olarak isimlendirilmektedir. Çocuk yalnızca akademik çalışmalarla ilgili uygun davranışlarda bulunmamaktadır. Bunun dışında yaşından ve kültür grubundan beklenen davranışları göstermektedir.

Zihinsel Engelin Nedeni Nedir?

Çevresel faktörler;

Ağır ve çok ağır zihinsel engel organik yetersizliklerden kaynaklanmakta ve her sosyoekonomik, sosyokültürel çevrede eşit bir dağılım göstermektedir. Bununla birlikte hafif ve orta düzeyde zihinsel engelin sosyoekonomik ve sosyokültürel anlamda düşük çevrelerde daha sık karşılaşıldığı görülmüştür. Bunun sebebinin eğitim, sağlık bakımı, beslenme, motivasyon gibi dış etmenlerden kaynaklandığı ileri sürülmektedir (Baumeister, Kupstas ve Klindworth 1992).

Kalıtsal ya da kromozomal anormallikler;

Bunlar arasında en bilineni Down Sendromudur. Down Sendromu zihinsel engel içinde incelenmektedir. Bunun yanı sıra Frajil X Sendromu da zihinsel engele neden olan bir başka kromozomal bozukluktur.

Diğer etmenler;

Bulaşıcı hastalıklar, kazalar ve çevresel tehlikeler (hava kirliliği, zararlı maddeler gibi) doğum öncesinde ve doğum sırasında anneden kaynaklı veya doğumdan sonraki süreçte doğrudan, zihinsel engele sebep olabilmektedir.

Zihinsel Engelin Sınıflandırılması

Zihinsel engelli çocuklar homojen bir grup değildir. Kendi içlerinde önemli farklılıkları vardır. Bu nedenle zihinsel engelli çocukların sınıflandırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.


SINIFLANDIRMA

Psikolojik Sınıflandırma

  • Hafif Derecede Zihinsel Engelliler
  • Orta Derecede Zihinsel Engelliler
  • Ağır Derecede Zihinsel Engelliler
  • Çok Ağır Derecede Zihinsel Engelliler


Eğitsel Sınıflandırma

  • Eğitilebilir Zihinsel Engelliler
  • Öğretilebilir Zihinsel Engelliler
  • Ağır ve Çok Ağır Derecede Zihinsel Engelliler

 

Psikolojik Sınıflandırma:

Zihinsel yetersizlik gösteren çocukların % 90’ına yakınını hafif derecede olan çocuklar oluşturmaktadır. Bu çocuklar yaşıtlarıyla karşılaştıklarında, benzerlikleri farklılıklarından çok daha fazladır. Zihinsel yetersizlikleri orta ve ağır derecede olanların tüm zekâ geriliği gösteren çocuklar içerisinde oranları ise %40 kadardır.

Hafif Derecede Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümü puanı 50 – 55 ile yaklaşık 70 arasında olan kişilerdir. Bu çocukların çoğunluğu ilkokulda başarısızlıkla karşılaşıncaya kadar gelişimleri normal çocuklardan önemli bir farklılık göstermemesi nedeniyle genellikle okula başlayıncaya kadar ayırt edilemezler. Hafif zihinsel engelliliğe sahip birçok birey normale çok yakın oldukları ve zihinsel yetersizlikleri çok hafif olduğu için çevreye daha rahat uyum sağlamaktadırlar. Bu gruptaki çocuklar normal okulların özel sınıflarında eğitim görmektedirler. Bu çocukların birçoğu sınıf öğretmenlerine sağlanan danışmanlık hizmetleri ya da çocuğa sağlanan destek hizmetleri ile normal sınıflarda eğitim görmektedir… Okuma-yazma, matematik gibi temel akademik becerileri kazanmada gecikme yaşarlar. Ancak bu çocuklar ilkokul düzeyinde akademik konularda eğitilebilmekte, toplumda bağımsız yaşayabilecekleri düzeyde sosyal uyumları sağlanabilmekte, kısmen ya da tamamen desteklendiğinde mesleki yeterlilik alanlarında gelişme gösterebilmektedirler. Genellikle hafif derecede zihinsel engelli çocukların okul programında, ağırlıklı olarak temel akademik konulara, mesleki eğitime ağırlık veren iş çalışma programını kapsayan ortaokul-lise öğrenimine yer verilmektedir. Yetişkinlik çağında bütünüyle ya da kısmen geçimlerini sağlayabilecek bir iş becerisi edinebilirler.

Orta Derecede Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümü puanı 35-40 ile 50-55 arasında olan kişilerdir. Zekâ yaşları yaklaşık olarak 6- 8,5 yaş arasında yer almaktadır. Dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel akademik becerileri kazanmada gecikme görülmektedir. Genellikle erken çocukluk eğitimi döneminde fark edilmektedirler. Gelişim özellikleri normal çocuklardan önemli farklılık göstermektedir. Sosyal kuralları öğrenmeleri zayıftır. Öğrenmeleri yavaştır. Basit günlük becerileri öğrenebilirler ancak motor becerilerde güçlük yaşarlar. Basit akademik becerileri ve öz bakım ile ilgili becerileri öğrenebilirler. Tanıdık çevrelerinde kendi başlarına bağımsız hareket edebilirler. Yetişkinlikte basit işleri bir yetişkin denetiminde yapabilirler. Bu çocuklar okul yıllarında genellikle özel sınıflarda eğitim görürler. Bu çocuklara yaşamlarını sürdürebilmeleri ve üretici olabilmeleri için bireysel düzeyde destek ve danışmanlık hizmetleri sağlandığında, bu yönde başarılı ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Ağır Derecede Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümü puanları 20–25 ile 35–40 arasında olan kişilerdir. Bu çocukların neredeyse tamamı doğumda ya da hemen sonrasında farkına varılırlar. Zihinsel engelliğe motor problemler ile konuşma dil problemleri eşlik etmektedir. Öz bakım becerilerini bağımsız ya da gözetimle yapabilmektedirler. Günlük yaşamlarını sürdürebilecek basit motor ve iletişim becerilerini kazanabilmektedirler. İşaretleri ve sözcükleri tanıyabilir fakat uzun ve düz yazıları okumakta güçlük çekerler. Bu çocukların eğitiminde temel gelişimsel becerilerin, iletişim becerilerinin ve uyumsal davranışların geliştirilmesine odaklanarak çalışılmalıdır. Ağır derecede zihinsel engelli bireylerin eğitimlerinde öz bakım (tuvalet, giyinme, yeme içme) ve iletişim becerilerinin öğretimine ağırlık verilmektedir. Öğretim teknolojilerindeki değişmeler bu gruba giren birçok bireyin daha önce öğrenemeyeceği düşünülen birçok beceriyi öğrenebileceğini, toplumda yaşamlarını sürdürebileceğini göstermektedir.

Çok Ağır Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümü puanları 20-25’ in altında olan bireylerdir. Özel eğitim kurumlarına devam edememekte, genellikle ailelerinin bakım ve korumasına muhtaç olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Öz bakım becerilerini gerçekleştiremezler. Konuşamazlar, etrafa ilgileri yoktur, çoğunlukla birden fazla engelleri vardır.

Eğitsel Sınıflandırma:

Zihinsel engelli çocukların eğitim gereksinimlerine göre sınıflandırma yapılmaktadır. Zihinsel engelli çocukların neyi öğrenip neyi öğrenemeyeceklerine, ne derecede öğreneceklerine cevap aranmaktadır. Grupların oluşturulmasında psikolojik sınıflandırmada olduğu gibi yine zekâ bölümü puanları kullanılmaktadır. Fakat psikolojik sınıflandırmadan farklı olarak grupları birbirlerinden ayıran zekâ bölümü puanları esnek tutulmaktadır.

Eğitilebilir Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümleri 50-54 ve 70-75 arasında olan bireylerdir. Okul çağında akademik çalışmalarda gerilik gösterirler. Ortalama üçüncü ya da dördüncü sınıf düzeyinde akademik bilgi ve beceri kazanabilirken bu düzeye normallere göre daha ileri yaşlarda ulaşırlar. “Eğitilebilir” terimi içine giren çocukların okuma, yazma, matematik gibi temel akademik becerileri öğrenebileceklerini açıklamaktadır. Başka bir ifadeyle bu çocukların özel eğitim olanaklarıyla normal ilkokul programlarından yararlanabileceklerini göstermektedir. Bu gruba giren çocuklar temel akademik becerilerin yanı sıra öz bakım becerileri de öğrenebilirler, ileride yetişkinlik çağına geldiklerinde tamamen ya da kısmen geçimlerini sağlayabilecek bir iş becerisi kazanabilirler. Bu gruba yönelik özel eğitim programları bu konulara ağırlık vermektedir.

Öğretilebilir Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümleri 25-35 ve 50-55 arasında olan bireylerdir. Genellikle okul öncesi dönemlerde yetersizlikleri fark edilir. Çünkü gelişim özelliklerinde normallerden önemli derecede farklılık gösterirler “Öğretilebilir” teriminin iki anlamı vardır: Temel akademik becerilerde güçlük çekerler. Günlük hayatın gerektirdiği sosyal uyum, pratik iletişim ve öz bakım becerilerini öğrenebilir. Bu çocuklara yönelik eğitim programlarında ikinci gruba giren becerilerin öğretilmesine ağırlık verilmektedir. Öğretilebilir zihinsel engelliler yetişkinlik çağına ulaştıklarında, sosyal uyum becerilerine ilişkin olarak ev, yatılı okul ya da korumalı işyerlerinde çalışarak üretime ve kendi geçimlerine katkıda sağlayabilirler. Ancak yine de aile ve iş yaşamlarında çeşitli derecelerde başkalarının desteklerine ihtiyaç duyabilirler. Eğitim amaçları dışa bağımlılıklarını en aza indirmek olarak ifade edilebilir.

Ağır ve Çok Ağır Derecede Zihinsel Engelliler: Zekâ bölümleri 35 ve daha altındadır. Yetersizlikleri doğuştan fark edilir. Bazı basit öz bakım becerilerini öğrenebilirler.

Tanılama Süreçleri

Zihinsel engele sahip bireylere uygun özel eğitim hizmetlerinin sunulabilmesi için bu bireylerin zihinsel engeli olup olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Zihinsel engelli çocukların doğru eğitim programlarına yerleştirilmelerinin yolu doğru yapılmış değerlendirmeden geçmektedir.

Erken çocukluk döneminde çocuğun bireysel farklılıkları gelişim süreci içinde aileler tarafından “Benim çocuğunda bir sorun var.” diye algılanabilmektedir. Bu algılamanın çocuğun bireysel farklılığından doğan bir özellik, bir yetersizlik ya da bir gelişim geriliğine işaret edip etmediği değerlendirilmek üzere, çocuğun tıbbi tanısı gerçekleştirilmelidir. Tıbbi tanı doğrultusunda tedavi ile birlikte eğitim hizmetleri de programlanmalı, tıbbi tedavi ve rehabilitasyon sürdürülürken destek eğitim hizmetlerine de hemen başlanmalıdır. Zorunlu eğitim döneminde tanılama süreci; öğretmenlerin ya da öğrencinin anne babasının, eldeki kanıtlara dayanarak çocuğun özel eğitim gereksinimleri olduğu yönünde belirtiler gösterdiğine ilişkin kaygıları dile getirmesiyle başlar. Bu dönemde öğrenci ile ilgili temel bilgilerin toplanması, çocuğun özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi ve kayda alınması, bu gereksinimlerinin normal sınıfında karşılanması için harekete geçilmesi, kaydettiği ilerlemelerin izlenmesi ve incelenmesi gerekmektedir. Tanılama sürecinde sınıf öğretmeni, rehber öğretmen-psikolojik danışman, okul müdürü, anne baba ve öğrenci iş birliği içinde çalışır.

Özellikleri

Motor gelişim: Normal gelişim gösteren çocuklarda, yaşamın ilk iki yılında çocuğun kazandığı hareketler ileride kazanılacak hareket becerilerinin temelini meydana getirmektedir. Normal gelişim içindeki çocuklar doğumdan iki yaşına kadar başını dik tutma, nesnelere uzanma, yakalama, dönme, oturma, emekleme, sıralama ve yürümeyi içeren gelişimsel sırayı izlemektedir. Yaşamın ikinci yılından yedi yaşına kadar olan dönemde ise çocuk, koşma, topu tutma, atma, sıçrama, atlama, yakalama, fırlatma gibi becerileri kazanmaktadır. Bu beceriler tüm çocukların ortak olarak gösterdiği, yaşam için gerekli temel becerilerdir. Zihinsel engelliliğe sahip çocuklarda tüm diğer gelişim alanlarında olduğu gibi, motor gelişim alanında da yetersizlikler vardır. Motor gelişim fiziksel gelişme ve büyüme ile bağlantılı olarak olgunlaşmaktadır. Zihinsel engelliliği olan çocuklarda genellikle metabolik ve endokrin bozukluklara ya da genetik mutasyonlara bağlı olarak fiziksel büyüme ve gelişme normal akranlarının gerisindedir. Bu durum kaba ve ince motor beceriler ile el-göz koordinasyonunu da etkilemektedir. Zihinsel engelliliği olan çocukların sahip olduğu zayıf kaslar ve gevşek eklemler, yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak motor gelişime ait basamaklara ulaşmada gecikmelere neden olmaktadır.

Zihinsel gelişim: Bu çocukların zihinsel gelişimleri bireysel farklılıklar göstermekle birlikte zihinsel süreçler ve işlevlerle ilgili bazı genel özellikleri vardır. Zihinsel engelli kişilerin öğrenmeleri güç ve zaman alıcıdır. Ayrıca bazı kavramları ya da becerileri yetişkinlikte bile tam olarak kazanmaları söz konusu olmayabilir. Hafif bir zihinsel engelliliğe bile sahip olsalar, normal akranlarının seviyesinde öğrenebilmeleri için özel eğitim desteğine ihtiyaç duymaktadırlar. Zihinsel engelli çocukları normallerden ayıran en belirgin özellikleri öğrenme yetenekleridir. Zihinsel engellilerin bir öğrenme görevini yerine getirirken geçtikleri basamaklar normallerden farklı değildir. Sadece bu basamaklardan geç ve güç geçerler.

Dil Gelişimi: Araştırmalarda zihinsel engelli çocukların dil gelişimi düzeylerinin zekâ yaşı düzeylerinden daha düşük olduğu bulunmuştur. Zihinsel yetersizlikte en sık görülen dil bozuklukları, gecikmiş dil gelişimi ve sınırlı sözcük dağarcığıdır. Zihinsel engelliğe sahip çocukların alıcı dil düzeyleri, ifade edici dil düzeyinden daha yüksektir. Konuşmaya genellikle akranlarından daha geç başlamakta, yetersizliklerinin derecesine bağlı olarak yavaş ilerlemektedirler. Ses ve artikülasyon bozuklukları normal çocuklardan daha sık görülmektedir. Yaşıtları olan normal çocuklarla anlaşmada zorluk yaşarlar. Kendi seviyelerinde konuşan küçük çocuklarla ilişki kurarlar ve anlaşabilirler. Duygu ve düşüncelerini açık ve bağımsız olarak ifade edemezler. Duygu ve düşüncelerini kelimelerle veya kısa cümlelerle belirtirler Bu durum çocuklara kendilerini ifade etme olanaklarının verilmemiş olmasından kaynaklanabilir. Çocuğun sözel iletişim gelişimini destekleyen ve cesaretlendiren ortamlar oluşturmak ve çocuğu cesaretlendirmek gerekmektedir. Genelde zihinsel engel gösterenler, özellikle zihinsel engellilikleri hafif derecede olanlar, dil ve konuşmayı zihinsel engel göstermeyenlerin geçtiği basamaklardan geçerek elde ederler. Fakat bu basamaklardan geçiş hızları yavaştır.

Akademik gelişimi: Zekâ ve başarı arasındaki yakın ilişki nedeniyle, zihinsel engellilik gösterenlerin akademik alanda yavaş ilerlemeleri olağandır. Üstelik pek çoğu zihinsel düzeylerinden beklenileninde altında başarı göstermektedirler. Akademik becerileri kazanabilmeleri için normal akranlarından daha fazla çalışmaları ve daha çok alıştırma yapmaları gerekmektedir.

Sosyal ve duygusal gelişim: Zihinsel engelli kişilerin sosyal ve kişilik özelliklerinde tipik bazı sorunlar görülebilmektedir. Bu sorunlar kısmen toplumdaki kişilerin bu çocuklara yönelik tutum ve davranışlarıyla, kısmen de çocuğun geçmişte kendisinden beklenen davranışları yerine getirememeleriyle ilişkilidir.

Kişilik Özellikleri: Bu çocukların öz güven duyguları gelişmediğinden bağımsız olarak hareket edemezler. Cesaretleri çabuk kırılır. Sebatsızdırlar. Sorumluluk duyguları gelişmediğinden sorumluluk almak istemezler. Kendi kendilerine işe başlamak istemezler. Geç ve güç dostluk kurarlar. Başkalarının ilgilerine, ihtiyaçlarına, duygu ve düşüncelerine saygı duymazlar. Duygularını kontrol etmede güçlük çekerler. Aşırı öfke saldırganlık sevinç tepkileri gösterebilirler. Vücut temaslarından ve sarılmaktan hoşlanırlar.

Öz bakım beceri gelişimleri: Öz bakım becerilerini yoğun destekle kazanabilirler. Tuvalet eğitimlerini geç kazanırlar. Bazılarında gece işemeleri devam edebilir. Temizlik, giyinme, soyunma, vb. öz bakım becerilerini geç kazanırlar.

Mesleki uyum: Araştırma sonuçlarına göre, zihinsel engellilerin beceri istemeyen ya da yarı beceri isteyen iş ya da mesleklerde başarılı olmakta, herhangi bir işte başarısız olmaları, genellikle o işin gereğini yerine getirmedeki yetersizliklerinden çok, kişilik ve sosyal uyum özellikleriyle ilişkili olmaktadır. Zihinsel engelli çocukların bir iş ya da meslek edinme ve bu mesleği başarıyla sürdürme özellikleri, aynı zamanda toplumun bu çocuklara yönelik tutum ve davranışlarıyla da ilişkilidir.

Bülten
Aboneliği

Yeniliklerden Haberdar Olmak İster misiniz?